E-kitap
Dokuz Yüz Katlı İnsan
Yazar: Mustafa Merter
Kitap Özeti:
Metni paragraf yapısına, yazım ve noktalama kurallarına dikkat ederek düzenledim; anlatım bozukluklarını ve belirgin yazım hatalarını giderdim:
Her yükseliş ve bir üst kata çıkış, terk edilen kattaki alt kişiliğimizin ölümünü temsil eder. O zaman usulca o kata inip o rolü oynayan oyuncunun kulağına sevgi, anlayış ve muhabbetle, “Evet, sen bensin; ama ben sadece sen değilim!” diyerek hayatımızdaki o rolün hükmüne son verebiliriz. Böylece hem onu aslında nefret ettiği bir varoluş tarzından kurtarmış hem de kendimize yükselme imkânı sunmuş oluruz.
Rolün, yani alt kişiliğin terk edilmesinin önündeki en büyük engel, bir üst katın varlığını bilememek; başka bir deyişle, “Bu rol giderse boşluğa düşerim.” kaygısıdır. Hâlihazırda öğretilen psikoloji, içimizde var olan potansiyele işaret etmediği için ne yazık ki bizler rollere ve hâllere kilitlenip kalırız. Bir üst katın varlığından habersiz olan modern psikoloji bilimi de bir bakıma bu kaygıyı doğrulamış olur.
Hiç şüphe yok ki içimizde bir yerlerde bilge bir sanatkâr gizlidir ve bu sanatkâr, her gece bizlere birbirinden farklı oyunlar sunmaktadır. Onun amacı, içinde bulunduğumuz hayat sahnesinin yalnızca bir oyundan ibaret olduğunu ve bu sahnede bizi temsil eden kişilerin sadece birer oyuncu olduğunu bizlere göstermektir.
İsviçre’de eğitim görmüş ve mesleki çalışmalar yürütmüş; psikoloji biliminin yanı sıra meditasyon ve yoga gibi Yeni Çağ akımlarını deneyimlemiş, tasavvufu ise bir yaşam biçimi olarak benimsemiş olan Psikiyatr Dr. Mustafa Merter, bu kitapta okuyucuya kapsamlı bir harita çiziyor. Bu haritayı elimize alarak Freud, Jung ve Maslow gibi psikoloji biliminin önde gelen kuramcılarıyla Charles Tart ve Ken Wilber gibi farklı bilinç hâlleri ve hâl psikolojisi alanında yepyeni ufuklar açan yakın dönem düşünürlerinin fikirleri arasında özgürce dolaşıyoruz.
Kaybolma ihtimalimiz yoktur. Çünkü rehberlerimiz, başta Hz. Mevlânâ ve İbn Arabî olmak üzere, tasavvuf büyükleridir. Bu çok özel gezintinin adı ise Benötesi Psikolojisi’dir. Rüyalar ve aktif hayal kurma teknikleriyle tedavinin nasıl uygulandığını görecek; psikospiritüel kriz ve Kaliforniya Sendromu gibi sorunlarla nasıl başa çıkabileceğimiz üzerine düşüneceksiniz.
Bu gezintide insan ruhunun kat kat derinliklerine indiğiniz gibi, kat kat yükseklerine de çıkacaksınız. Yolun sonlarına geldiğinizde psikolojiye ve insana bu yeni çehresiyle daha çok inanacak, hatta ona muhabbetle yaklaşacaksınız.
“Aziz dost! Sen tek bir kişi değilsin; sen bir âlemsin! Sen derin ve çok büyük bir denizsin. Ey insan-ı kâmil! Senin o muazzam varlığın belki dokuz yüz kattır; dibi ve kıyısı olmayan bir denizdir. Yüzlerce âlem o denize gark olup gitmiştir! Bu konuyu anlatmak ne uyanıklığın ne de uykunun elindedir. Zaten bu dünya ne uyanıklık ne de uyku yeridir!”
Hz. Mevlânâ, Mesnevî, Cilt 3-4, s. 94.
Her yükseliş ve bir üst kata çıkış, terk edilen kattaki alt kişiliğimizin ölümünü temsil eder. O zaman usulca o kata inip o rolü oynayan oyuncunun kulağına sevgi, anlayış ve muhabbetle, “Evet, sen bensin; ama ben sadece sen değilim!” diyerek hayatımızdaki o rolün hükmüne son verebiliriz. Böylece hem onu aslında nefret ettiği bir varoluş tarzından kurtarmış hem de kendimize yükselme imkânı sunmuş oluruz.
Rolün, yani alt kişiliğin terk edilmesinin önündeki en büyük engel, bir üst katın varlığını bilememek; başka bir deyişle, “Bu rol giderse boşluğa düşerim.” kaygısıdır. Hâlihazırda öğretilen psikoloji, içimizde var olan potansiyele işaret etmediği için ne yazık ki bizler rollere ve hâllere kilitlenip kalırız. Bir üst katın varlığından habersiz olan modern psikoloji bilimi de bir bakıma bu kaygıyı doğrulamış olur.
Hiç şüphe yok ki içimizde bir yerlerde bilge bir sanatkâr gizlidir ve bu sanatkâr, her gece bizlere birbirinden farklı oyunlar sunmaktadır. Onun amacı, içinde bulunduğumuz hayat sahnesinin yalnızca bir oyundan ibaret olduğunu ve bu sahnede bizi temsil eden kişilerin sadece birer oyuncu olduğunu bizlere göstermektir.
İsviçre’de eğitim görmüş ve mesleki çalışmalar yürütmüş; psikoloji biliminin yanı sıra meditasyon ve yoga gibi Yeni Çağ akımlarını deneyimlemiş, tasavvufu ise bir yaşam biçimi olarak benimsemiş olan Psikiyatr Dr. Mustafa Merter, bu kitapta okuyucuya kapsamlı bir harita çiziyor. Bu haritayı elimize alarak Freud, Jung ve Maslow gibi psikoloji biliminin önde gelen kuramcılarıyla Charles Tart ve Ken Wilber gibi farklı bilinç hâlleri ve hâl psikolojisi alanında yepyeni ufuklar açan yakın dönem düşünürlerinin fikirleri arasında özgürce dolaşıyoruz.
Kaybolma ihtimalimiz yoktur. Çünkü rehberlerimiz, başta Hz. Mevlânâ ve İbn Arabî olmak üzere, tasavvuf büyükleridir. Bu çok özel gezintinin adı ise Benötesi Psikolojisi’dir. Rüyalar ve aktif hayal kurma teknikleriyle tedavinin nasıl uygulandığını görecek; psikospiritüel kriz ve Kaliforniya Sendromu gibi sorunlarla nasıl başa çıkabileceğimiz üzerine düşüneceksiniz.
Bu gezintide insan ruhunun kat kat derinliklerine indiğiniz gibi, kat kat yükseklerine de çıkacaksınız. Yolun sonlarına geldiğinizde psikolojiye ve insana bu yeni çehresiyle daha çok inanacak, hatta ona muhabbetle yaklaşacaksınız.
“Aziz dost! Sen tek bir kişi değilsin; sen bir âlemsin! Sen derin ve çok büyük bir denizsin. Ey insan-ı kâmil! Senin o muazzam varlığın belki dokuz yüz kattır; dibi ve kıyısı olmayan bir denizdir. Yüzlerce âlem o denize gark olup gitmiştir! Bu konuyu anlatmak ne uyanıklığın ne de uykunun elindedir. Zaten bu dünya ne uyanıklık ne de uyku yeridir!”
Hz. Mevlânâ, Mesnevî, Cilt 3-4, s. 94.
Kitap Detayları:
-
Kitap adı
Dokuz Yüz Katlı İnsan -
Kitap yazarı
Mustafa Merter -
ISBN
9789752560963 -
Yayıncı
Kaknüs Yayınları -
Yayın tarihi
2007 -
Sayfa sayısı
450 Sayfa -
Okuma süresi
225 Dakika